Pazar, Aralık 15, 2019

Yenidoğan Bebeklerde Göz Bakımı Nasıl Yapılır ?

0
göz bakımı

Bebeklerde göz bakımı dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan bir tanesidir. Hele yeni doğan bebeklerin göz çevrelerinde meydana gelebilecek her türlü komplikasyonlara karşı bilgi sahibi olmamız gerekir. Çünkü göz bakımı ve göz kontrolü sayesinde bebeğinizdeki rahatsızlıkları önceden görüp önlem almanızı sağlayabilirsiniz. Dünyaya gelen her bebek çok hassas ve çok narin vücut dirençlerine sahiptirler.
Bunun başında bebek göz enfeksiyonu gelmektedir.

Bebek Göz Enfeksiyonu Nedir 

Göz enfeksiyonu hakkında  isterseniz kısa bir bilgi vermek istiyorum. Ophthalmia Neonatorum göz enfeksiyonu yeni doğanlarda görülen bir rahatsızlıktır. Bunun bir diğer adı halk arasında Göz nezlesi olarak da bilinir. Bu enfeksiyon genellikle yetişkinler Bel soğukluğu ile cinsel yollarla bulaşan bir hastalık olduğu için bebeğe geçme olasılığı vardır. Bu yüzden bel soğukluğuna yakalanan kişilerde bu sempton bulunmayabilir. Bu enfeksiyondan haberiniz olamaz. Bazı hastane ortamlarında doğumdan sonra bebeğin gözlerine antibiyotik damla damlatılması istenir. Ancak bu damlaya anne ve babalar sıcak bakmadığı durumlar oluşması halinde bu süreçte bebeğinizin gözlerini düzenli kontrollerden geçirmeyi ihmal etmemelisiniz.

Gözyaşı Kanallarının Tıkanması:

  • Biliyorsunuz yeni doğan bebeklerin 3 haftalık zaman diliminden sonra gözlerinden yaş akmaya başlar. Bazı bebekler tıkanan göz yaşları kanalları ile doğarlar. Bunun sonucunda gözlerin ön kısımından başlayıp yanaklardan aşağı doğru çatlaklar oluşması gözle görülür bir hale alır. Bu durum meydana geldiğinde bebeğinizin doktoru tarafından kontrol edilmelidir. Fakat pek çok böyle gözyaşı tıkanmalarında bebeğiniz bir yaş içerisinde kendi kendine açılma imkanı da bulunmaktadır.
  • Ayrıca yumuşak bir bez veya temiz bir pamuk aracılığı ile su kullanarak bebeğinizin akan gözyaşını temizleyebilirsiniz. Yumuşak bir bezi ılık bir suya batırdıktan sonra gözleri kapalı iken içten dışa doğru silme işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Her bir gözyaşı akıntısında daima temiz bir bez kullanmaya özen gösteriniz.
  • Gözyaşı akıntısı sırasında bebeklerin burun kısımları da sulanma durumu gözlenebilmektedir. Fazla sulanıyorsa; Burun yerinde bir zar bulunmaktadır. Bu zar bebeğin doğumda açılır fakat birçok bebekte bu zar doğumda henüz açılmamış olabilir. Bu sebepten dolayı bebeğin gözünde çok fazla sulanma gözlenir.
  • Bebeklerde fazla göz sulanması rüzgar, duman veya kimyasal maddeye maruz bırakıldığı durumlarda yada bir cismin sebep olacağı durumlarda akıntı çok gerçekleşebilir.
  • Bunun dışında yaşlı yetişkin insanlarda sık görülen bir veya iki göz kapağı sarması gibi sorunlar aynı yeni doğan bebeklerde oluşabilmektedir. Bu yüzden bebeğinizde üst kapak düşüklüğü görüldüğü anda hemen doktorunuzu arayın. Eğer bu durum daha önceden tedavi edilmezse ileride bebeğinizde göz tembelliği oluşmaya başlar.

Göz Tansiyonu:

  • Yeni doğan bebeklerde bile göz tansiyon gibi sorunlar çıkabilmektedir. Bu sorunlara erken müdahale edilmemesi durumunda bebeğinizin gözünde aşırı bir derecede gelişme gözlemlenir. Yani iki gözün biri daha fazla irileşme anlamına gelmektedir. Göz tansiyonun en önemli belirtisi de tamda bu sebeptendir. Bir gözün daha iri büyümesidir.
  • Bebeğinizin gözün renkli kısımları normalden fazla büyümüşse iki göz arası irilik farkı varsa bebeğiniz ışığa bakamıyorsa zaman kaybetmeden bir hekime başvurmalısınız.
Bebeğinizde Bu Belirtiler Bulunuyorsa Doktora Başvurmalısınız.
  •  Kızarıklık oluşmasında
  •  Sulanma, çapaklanma ve akıntı geliyorsa
  •  Bir gözün ışık ortamlarında kısılması gibi durumlarda
  •  Gözlerde senkronik hareketleri kaybolmuş ise
  •  Gözleri arasında bir diğerinden fazla iri ( büyük ) olduğunda

Göz sulanması bebeğinizde göz çapaklanması yapabilir. Göz çapaklanma konusunda bilgi almak için Göz Çapaklanması, Çapaklanma Nedenleri, Çapaklanma Tedavisi buraya göz atmanızı öneririz.

Biberon Maması mı Yoksa Anne Sütü mü Tercih Edilmelidir ?

1
biberon maması

Biberon Maması:

Bebeklerin beslenmesini sağlamak amacıyla oluşturulmuş biberon maması yapay sütlerdir. Bu süt oluşumda ısı ve işlem uygulanarak inek sütü proteini kullanılır. Aynı zamanda bitkisel sıvı yağ ve vitamin ilave edilerek mama yapımı gerçekleşmiş olur.

Biberon maması çok dikkatli hazırlanmak gerekir. Aksi takdirde uygun olmayan yerlerde hazırlandığı zaman hem böbrek hem mide sistemleri için çok zararlı bir duruma yol açabilir.

Biberon kullanmaya başladığınız andan itibaren hijyenik olmasına özen göstermelisiniz. Biberonun temiz olması orada üreyecek bakterileri önlemek açısından çok önemlidir. Ayrıca bebeğinizin hastalanmasına karşı bir iyi bir önem olacaktır.

Biberonu Temizlerken Dikkat Edilecek Hususlar:

  • Biberonları ve emziğini temizlerken ilk önce yapmamız gereken sabunlu suyla iyice yıkamalıyız. Yaklaşık yarım saat kadar kaynatarak steril bir hale getirilir. Eğer kaynatmayı sevmiyorsanız  sterilizatör yardımıyla da bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz. Eğer kaynatma olmazsa bebeklerde sık sık ishal kaçınılmaz olur.

Biberon Kaynatma Aşamaları:

  1. Biberon emziğini, şişesini ve aparatlarını içine sığacak geniş bir tencereye bulunuz.
  2. Daha sonra bulduğunuz geniş bir tencerenin içine su koyup kaynayana kadar bekleyiniz.
  3. Su kaynamaya başladığında içine tüm aparatları, biberon şişesini ve emziği içine atarak 25 dakika boyunca bütün parçaları kaynatınız.
  4. En son olarak kaynatılan biberon aparatlarını bir maşa yardımıyla tencerenin içinden çıkartınız.
  5. Kullandığınız tencereyi başka işlerde sakın kullanmayınız. Bu işlem için bir tencereyi her zaman kenarda bulundurmalısınız.
  • Anne sütüyle beslenen bebeklerle biberon beslenen bebekleri karşılaştırdığımızda biberonla beslenen bebeklerde hastalanma riski çok fazladır. Biberonla beslenen bebeklerde solunum yolu hastalıkları, şeker hastalıkları, obezite gibi durumlar daha sık görülmektedir.
  • Bebekler biberonu anne memesinden farklı şekillerde emerler. Bebek açısından anne sütüyle beslenen ve emen bebeklerde çene yapıları gelişmiş olur. Fakat biberonla beslenen ve emen bebeklerde ise çene ve diş uyumsuzluk problemleri ortaya çıkmaktadır. Bu düşünceler sıkça dile getirilir. Nitekim bebeklerin konuşma becerisinin daha geç yaş gruplarında görülmesi de bu düşünceleri destekler hale gelmiştir.
  • Biberonla beslenme anne adayları için risk teşkil etmektedir. Biberonla beslenen bebeklerin anne adaylarında doğum sonu kanamaları daha sık görülmekte ve kanama uzun süre devam edebilmektedir.
  • Biberonla beslenen bebekleri sadece anne değil başka birileri de besleyebilir. Bu anne adayları için bir rahatlık olsa bile başka bir avantaj sağlamaz.

    Biberon mamasından önce;  Anne Sütü, Anne Sütü Faydaları, Anne Sütü Arttırma   konumuza bir bakabilirsiniz.

Bebeklerde Göbek Bağı Düşmesi, Göbek Bağının Korunması

0
göbek bağı

Göbek Bağı ( Kök Hücre )

Bir bebeğin doğumu ne kadar mucizevi bir durumsa annesiyle birlikte yaşama göbek bağı ile birlikte dünyaya gözlerini açması çok güzel bir varoluştur. Bildiğiniz üzere Rahim içerisinde 9 ay boyunca bebek gıdasıyla beslenen bu kök hücreler sonunda 5 cm ulaştığında göbek klembi ile bağlanarak kesilirler. Geriye kalan 2.5 cm bebeğin vücuduna en yakın bir parçadır. Gerektiği şartlarda uygun bakıldığı zaman göbek kordonu düşmesi yaklaşık 12 -15 gün sürmektedir.
Bebeklerde erken yada geç göbek kordonu sorunu meydana gelebilir. Bir hafta önce göbek düşerse bunun sonucunda göbek ilişkisinden kaynaklanan olası enfeksiyonlar ( yenidoğan tetanozu, sepsis ) meydana gelebilir. 15 günden sonra hala göbek sargısı düşmesi gerçekleşmiyorsa bebeğin göbeğinde o bölge ya çok temiz tutuluyor veya öldürücü tozlar kullanıldığının bir göstergesi olabilir.

Göbek Bağını Korumak İçin Yapmanız Gerekenler:
gobek bagi bakimi - Bebeklerde Göbek Bağı Düşmesi, Göbek Bağının Korunması

  • Bebeğinizin altını değiştirdiğiniz zamanlarda, göbek bağlamı  ve göbek deliğine yakın yerlerde birikmiş olabilecek nemli tortuları temizlemek için iyice silmeniz gerekmektedir. Bu işlemi yaparken en sağlıklı araç pamuk çubuğundan faydalanabilirsiniz. Bu alanları temizlerken bebeğinizin göbek düşmesi gibi kötü düşüncelere kapılmayın. Çünkü oralardaki kök hücre arasında herhangi bir sinir ucu yoktur.
  • Göbek ucu havalandırılmalıdır. Çünkü hava girmesi durumunda göbek sargısı yarası çabuk iyileşecek ve kuruması için daha hızlı bir hale gelecektir.
  • Bebek bezlerinin göbek ucundaki göbek bağlamına temas etmesini engellemeye çalışın. Bezi göbek bağının tam altına doğru katlama işlemini yapabilirsiniz. Başka bir yöntem ise; tepesinde bir boşluk bulunan tek kullanımlık bebek bezlerini tercih edebilirsiniz.
  • Göbek kordonundaki kabuğun kendi kendine düşmesine izin vermelisiniz. Daha hızlı göbek bağının düşmesini sağlamak için oraya alkolle temizlemek önerilirdi. Fakat uzmanlara göre bunu yapmak yerine bebeğinizin sağlıklı bir şekilde göbek bağının düşmesini sağlamak için doğal olarak kurumasını beklemek en uygun yöntem olacaktır.
  • Çocuklar genellikle “dışa” veya “içe doğru” göbek şekilleri ile doğarlar. Fakat bazı ebeveynler, göbek bağı bölgesini değiştirmek için göbek ucuna madeni para koyarlar. Bu son derece tehlikeli ve hiç bir şekilde işe yaramayan bir algıdır. Bu şekilde uygulanan durumlarda bebeğinizin göbek ucuna zarar vermiş olursunuz.
  • Yenidoğan bebeğiniz hala göbek sargısı düşürmemiş iken, o bölgeyi suya daldırmak yanlış bir olaydır. Islanan göbeğin kuruması ve düşmesi gecikebilir. Bunun yerine hafif bir sünger yardımıyla orasını banyo yaptırmak ve temizlemek iyi olacaktır. Bunun dışında göbek bağı düştükten sonra bebeğinizi küvet içerisinde yada lavaboda rahatlıkla yıkayabilirsiniz.

Hangi Durumlarda Doktora Başvurmalıyız?

1) Sarı şeklinde bir irin akıtıyor ise , aynı zamanda kötü kokular veya göbek kökünde kızarıklık ve şişmeler meydana geliyorsa enfeksiyon kapmış demektir. Hemen doktorunuzla irtibata geçiniz.
2) Arada sırada göbek deliğinden küçük miktarda kana oluşabilir. Bu kanamalar normaldir. Bu kanamaları gördüğünüzde biraz basınçla orasını tampon görevi yapmaya çalışın. Kanama beş bilemediğiniz yedi dakika sonra düşmezse veya azalmazsa sağlık uzmanlarını arayınız.
3) Göbek ucundaki kordon düştükten sonra düştüğü yerde irin akıtabilecek kırmızımsı, nemli bir şişkinlik göreceksiniz. Buna göbek bağı ” granülomu” adı verilir. Bunun ilacını doktorunuza başvurarak alabilirsiniz.
4) Her şey yolunda giderse göbek kordonu birkaç hafta içinde kuruyarak düşme gerçekleşmiş olacaktır.

Bebeğiniz banyo yaparken de göbek bağı korunmalıdır. Bu yüzden Bebek Banyosu, Tutuş pozisyonları, Suyun Sıcaklığı  konusuna bir göz atmanızı tavsiye ediyoruz.

Yeni Doğan Bebeklerde Sarılık Neden Olur?

0
yeni doğan bebeklerde sarılık neden olur

Yenidoğan bebeklerde sarılık ilk haftalarda ortaya çıkan bilirubin adı verilen bir maddenin kana karışarak bebeğin cildinde ve göz aklarında sarımsı oluşumuna neden olan bir sağlık sorunudur. Bu sorun bebeklerde alyuvarlar ( fetal hemoglobini (HbF) ) daha fazla olduğu için onların parçalanması sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Doğumdan önce bebeklerde annenin karaciğeri temizlenir, doğumdan sonra ise bu sefer bebeğin karaciğerindeki bilirubini temizleyerek artması engellenir. Eğer yeterince karaciğerden atılamayan bilirubin bu şekilde sarılığa neden olabilmektedir. Bununla birlikte o maddenin yükselme soncunda bebeğin meme emmesinde azalma, uykudan zor uyanma, ateş , tiz sesle ağlama sesleri, kasılmalar, hızlı nefes alma gibi durumlar görülebilmektedir. Bu süreçte o madde fototerapi denilen yöntemle yani florasan ışığı altında bu maddenin vücuttan atılması sağlanır. Bu ışık zararsızdır ve bebeğe hiçbir zararı yoktur. Bebeğin gözleri ışıktan zarar görmemesi için kapatılır. Bazen yan etkileri olarak bebekte ciltte kırmızı döküntüler, bronzlaşma ve sulu dışkılanma olur. Korkulacak bir durum değildir. Bunun yanı sıra bilirubin değerleri 5 mg/dl` nin üstüne çıkarsa yeni doğmuş bebeklerde sarılık tanısı konur. Yüz bölgesinden başlar karın, kol ve bacaklarda belirgin hale gelir. Hemen müdahale edilmezse kalıcı hasarlar bırakabilir. Eğer doğru teşhis yapılırsa kısa sürede bebekler iyileşebilmektedir.

Sarılığın şiddeti ve süresi, bebeğin doğum ağırlığını, doğum haftasını, beslenme şeklini, genetik yapısı gibi faktörlerden etkilenir. Ayrıca kan grubu uyuşmazlığı olup da bilirubin değeri çok yüksek görülen bebeklerde kan değişimi yapılır. Bu durum uzmanlar tarafından bebeğin kilosuna, gününe ve bilirubin seviyesine bakarak karar verirler.

Sarılık Nedenleri:

* Bebeklerde alyuvarların aşırı hızlı bir şekilde parçalanması
* Bebekteki karaciğerin, kanındaki aşırı miktarda bilirubinin oluşumunu işleyecek kapasitede olmaması
* Bebeğin anne ve babasında kanın ve ABO uyuşmazlığı
* Doğum esnasında zorlamalarla oluşan aşırı ezik ve çürükler
* Cephalohematoma
* Bazı konjenital hastalıkların görülmesi
* Hepatit B
* Prematüre doğum
* Annedeki şeker hastalığı
* Yapay sancıyla doğan bebeklerde
* Doğumdan sonra çok kilo kaybeden bebeklerde
* Anne sütü sarılığı
* İdrar yolu enfeksiyonları

Belirtileri:

İlk belirtisi bebeklerin göz akının sararması ile başlar. Bu belirtiler kandaki miktar ile vücuttaki sararmasının oranı ile ilişkilidir. Bir bebekte 1-2 mg/dl’dir. Bu değer 5 mg/dl’yi geçtiğinde sarılık gözle görülmeye başlanır.

* 5 ile 8 mg/dl arasında baş ve boyun bölgesini sarmaktadır.
* 8 ile 10 mg/dl arasında ise gövdemin üst bölümünde sararma görülür.
* 10 ile 13 mg/dl değerinde ise gövdenin bu sefer alt kısımı sararır.
* 13 ile 16 mg/dl bu miktarda ise kol ve bacaklarda sararmalar görülür.
* 20 mg/dl civarında ise ellerde ve ayaklarda sararma olur.

Bu süreçte, siyah ve kahverengi derili bebeklerde aynı şekilde işlemektedir. Fakat sararma avuç içlerinde ve ayak tabanlarında ve gözlerin beyaz kısmında da görülebilmektedir. Yukarıdaki belirtilerin görünüş biçimi ve düzeyi bebeklerin doğum haftası, kaç günlük olduğu ve kilosuna göre farklılık gösterebilmektedir. Teşhisi tam ve net koyabilmek için mutlaka gün ışığında veya beyaz ışıkta bakılması gerekir.

Sarılık Çeşitleri:

1) Fizyolojik Sarılık:

Bu sarılık vaktinde doğan bebeklerin %50 sinde , erken doğan bebeklerde ise yüksek oranda görülür. 40 haftalık gebelik süresinin ardından doğumdan sonrası bebeklerde ikinci gün başlar, üç ve ilerki günlerde 5-6 mg/dl düzeylerinde bir pik yaparak daha sonraları ikinci evrede yavaş yavaş azalma gösterir. Genellikle bu olay 1 – 2 hafta sürebilmektedir. Prematüre doğan bebeklerde ise birinci dönemde bu oran 10-12 mg/dl değerine kadar yükselebilmektedir. Prematüre bebeklerde bu sarılık ikinci evresinde uzayarak iki ve dört haftaya kadar uzayabilir. 42 haftanın üzerinde doğan bebeklerin genellikle tamamında, normal süresinde doğan bebeklerin ise yaklaşık yarısında görülmez yada hafif bir seyir izler.

İlk haftalarda kanda bilirubin seviyesi artar ve fizyolojik sarılık oluşur. Bu sarılık bazı durumlarda şiddetini artırabilmektedir. Örneğin; kırmızı kan hücre sayısının normalden fazla olduğu zamanda ( polistemi ) , zor doğumlara bağlı olarak bebeğin kafa derisinin altında kan toplanması durumlarında ( sefal hematom ) , ilk kakasının geç yapması ( mekonyum ) , bebeğin doğum sırasında kan yutmasından, yetersiz beslenme sonucunda sıvı kaybı ve prematüre doğum gibi durumlar fizyolojik sarılığın şiddetini artırmaktadır. Bebeğin sık aralıklarla anne sütü alması bilirubinin vücuttan artırmasını hızlandırır ve giderek normale dönmesi sağlar.

Fizyolojik Sarılığın Oluşma Nedenleri:

* Yenidoğan bebeklerde alyuvar ömrünün erişkinlere göre daha kısa olması
* Bilirubin maddesinin karaciğerden bağlanarak uzaklaştırılan enzimlerin aktivasyonunun yeteri kadar olmaması
* Bağırsak bakteri sayısının az olması
* Bağırsak hareketleri ve dışkılanmanın yetersiz olmasından dolayı bu sarılık oluşmaktadır.

Fizyolojik Sarılıkta Tedavi:

Genellikle bu sarılık kendiliğinden geçmektedir. Uzmanların önerisi bebeğinizi biberonla besliyorsanız her 2-3 saatte bir beslemeyi denemelisiniz.

2) Patolojik Sarılık:

Bu sarılık son derece az sıklıkta görülmektedir. Daha erken ve daha geçte görülür. Bilirubin seviyesi bu sarılıkta daha yüksektir. Genellikle bu durum kırmızı kan hücrelerinin yıkımıyla ortaya çıkar. Ayrıca kan grubunun uyuşmazlığı ( anne kan grubu 0 ve bebek A ya da B, anne kan grubu Rh (-) ve bebek Rh (+) ) olduğu durumlarında, bebekte bazı kan hastalıkların meydana gelmesinde, karaciğer hastalıklarında, metabolik hastalıklar gibi sorunlar patolojik sarılığa neden olabilmektedir.

Patolojik Sarılığın Özellikleri:

– İlk 24 saatte ortaya çıkar
– Hızlı artarak bilirubin (5 mg/dl/gün)
– Serum bilirubin 17 mg/dl
– Serum konjuge bilirubin 2 mg/dl veya total bilirubinin %20

3) Anne Sütü Sarılığı :

Anne sütü ile beslenen bebeklerin %15’inde anne sütü sarılığı meydana gelmektedir. Bununla birlikte bilirubin değeri 12 mg/dl’nin üzerine çıkarken, hazır mama ile beslenen bebeklerde bu oran %4 civarındadır. Ancak bu miktarın üzerine de çıktığı görülür. Ayrıca bu sarılık anne sütünün geç gelmesi, dışkılanmanın gecikmesi gibi durumlarda bu sarılığa yol açabilmektedir. 3 ile 12 hafta bu sarılık sürer.

Anne Sütü Sarılığın Tedavisi:

Bebeklerde sık aralıklarla tartı kontrolleri yapılmalı ve doktorunuz tarafından alınabilecek önlemler sayesinde yetersiz beslenme önlenebilmektedir. Ayrıca 2 – 3 gün anne sütünü keserek mama ile beslemek yararlı olacaktır. Bu süre içerisinde anne sütünün azalmasını engellemek için annenin göğsü sağılmalıdır. Bu sarılığı önlemek için anne sütü tam anlamıyla kesilme göstermez. 2 ve 3 gün sonra tekrar anne sütüne başlanabilmektedir.

Uzmanların Uyarısı:

“Şekerli su” verilmesi bilirubinin azalttığını düşünülmektedir. Ancak bu yanlış bir düşüncedir. Uzmanlara göre bebeğinizi bu gibi durumlarda hemen doktorunuza getirmeli ve  bol bol emzirilmesi önerilmektedir.

4) Uzamış Sarılık :

Bebeğinizde uzamış sarılık 14 gün ve erken doğan bebeklerde 3 haftaya kadar sürmektedir. Bu sarılıklarda kan hastalığı, metabolik hastalıklar, enfeksiyon hastalığı, karaciğer hastalığı gibi neden araştırılır. Tedavi için anne sütünün kesilmesine gerek yoktur. Bu sarılık genellikle 10 – 12 hafta içinde kendiliğinden geçmektedir.

Sarılık Ne zaman Ciddiye Alınmalı: Uzun süren sarılıklar ciddi sorunların habercisi olabilir. Aşağıda bebeğinizde bu durumları görürseniz mutlaka doktorunuzu arayın.

* Bebeğinizde susuzluk ( dehidratasyon ) belirtileri görürseniz
* Sarılık ilk 24 saate görülürse
* Bebeğin ateşi 38 dereceyi aştığında
* Bebeğiniz hasta ve halsiz olduğu durumlarda
* Bebeğiniz yeteri kadar süt almıyorsa ve kilo alımı yetersiz ise
* Bebeğinizin kaka yapışı azalmış ve bağırsak hareketleri yavaşladıysa
* Her geçen gün bebeğiniz bezi daha az miktarda ıslatıyorsa

Bebeklerde sarılık sorunları ciddi bir belirtidir. Sarılığın ardından bir başka önemli konu ise;  Yenidoğan Bebek İdrarı Sorunları Ve Belirtileri Nedir makalemizi inceleyebilirsiniz.

Bebeğin Uykusu Nasıl Olmalı Ve Uyutma Yöntemleri

0
yeni doğan bebek nasıl uyutulur

Yenidoğan bebek uykusu genellikle anneler için zamanla alışkanlık haline gelebilen bir süreçtir. Sürekli olarak ayağınızda sallama gereksinimi duyarsınız. En güzel bebek uyutma yöntemi beşikte sallamaktır. Hem daha kolay hemde bebeğinizin uykuya dalması için en iyi çözümlerden bir tanesidir. Bu sayede ayağınızda sallama alışkanlığınız giderilmiş olacaktır. Bebeğinizi uyutmak için beşikte sallayabilir yada omzunuza alıp pışpışlayarak kolayca uyutabilirsiniz. Bazende çok ince bir örtü ile gözlerini kapatabilir ve üzerine hafif bir örtü serdiğiniz zaman bir süre sonra çocuğunuz uykuya dalmak zorunda kalacaktır.

 Bebek Uyutulurken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

* 3 aylık olana kadar bebek arabalarında , taşınabilir yataklarda, beşik ve benzeri sepetlerde uyutabilirsiniz.
* Uyku odası sessiz ve fazla aydınlık olmayacak şekilde güneş gören, her gün havalandırılan bir ortamda uyuması ideal olacaktır.
* Çocuğunuzun rahat uykuya dalması için loş ışık ve oda ısısının 21 – 25 derece arasında olması gerekmektedir.
* Bebeğinizin gece uykusuna hazırlamak için huzurlu ve sakin bir ortam yaratılmalıdır.
* Bebeğinizin uykusu geldiğinde onu yatağa yatırın.
* Ona şarkılar mırıldanın, sırtını okşayın ve uyuması kolaylaşacaktır.
* Bebeğin Uykusu ( gaflet ) geldiğinde onu sallar veya kucağınıza uyutmaya alıştırırsanız, gece uyanın ve tekrar uyutmak için aynısı sizden isteyecektir. ona kendi kendisine uykusuna dalmayı öğretmelisiniz. Bu yüzden kucağınızda sallamak bu yüzden olmaması gerekir.
* Bebeğinizi yatakta uyuturken ağzında emzik bulunmamalıdır. Emzik uykuya dalması için gerekli bir araç değildir. Eğer ağzında emziği unutursanız uykuya daldığı an emziği çıkartın ve yatakta emziksiz uyumaya devam etsin.

Bebek uykusu ( aymazlık ) uyku düzeni ile sağlanır.  Bebeklerin Uyku Düzeni, Haftalık Aylık Uyku Saatleri çok önemlidir. Bu makaleye bakarak bebeğinizin uyku saatlerini ve uyku düzenini ayarlayabilirsiniz.

Yenidoğan Bebek İdrarı Sorunları Ve Belirtileri Nedir

0
yeni doğan bebeklerin idrarı nasıl olmalıdır

Bebek idrarı sorunları sıkça yaşanmaktadır. Bu sorunların oluşması aslında bebeğinizin tam olarak olgunlaşmadığını gösterir. Özellikle ilk altı ayda bebeğinizin günde 7-8 kez sidik yapması normaldir. Sağlıklı gelişim gösteren bir bebeğin idrarı kokusuz ve su gibi berrak yani açık renkte olmalıdır. Bazen yeni doğmuş bebeklerde çiş koyu renkte ( çay renginde ) görülebilmektedir. Bunun nedeni karaciğer yada safra kesesinde oluşan rahatsızlıklardan meydana gelir. Bu durumla karşılaştığınız anda hemen doktorunuzla görüşmeniz önerilmektedir.

Bebeklerde İdrar Yapamama Sorunu

Yeni doğmuş bir bebeğin çiş yapmama sorunu varsa böbrekte reflü olduğunun bir işareti olabilir. Aynı zamanda bu durum böbrek yetmezliğine kadar gidebilmektedir. Bebeklerde yüzde 1 yada 2 oranında böbrek reflüsü görülmektedir. Bunla birlikte böbrek iltihabı olan bebeklerde bu oran yüzde 25 – 40 civarında gözlenmektedir. Doğumdan önce tespit edilen böbrek şişkinliklerinde yüzde 17 – 35 oranına böbrek reflüsü yaşanmaktadır. Bunun dışında kardeşinde varsa bebekte bu oran yüzde 30 bulur. Anne babada bu rahatsızlık varsa çocukta yüzde 70 oranında bu ciddi hastalık oluşmaktadır. Tedavi edilmediği durumlarda çocukta yüksek tansiyonla beraber idrar yapmama durumlarına neden olabilir. Bunun dışında günde 5-6 kez idrar yapmıyorsa annenin sütü yeterli gelmiyor da olabilir. Bu gibi nedenlerden dolayı da idrar yapmama sorunları ortaya çıkabilmektedir. Ama bebekte idrara yapmama durumlarının en ciddi göstergesi böbrekte reflü görülmesidir.

Böbrek Reflüsü

Bebeklerde en fazla görülen ürolojik bir durumdur. Böbrek reflüsü idrar kesesinde toplanan idrarın tersine yani böbreklere akmasıyla oluşmaktadır. Bu durum böbreklerde yüksek basınca neden olur. Kirli idrarla temas etmesi sonucunda böbrek hasarına yol açar. Bu asar genetik bozukluğuna ve anatomik darlığın idrar kesesine yüksek basın uygulamasıyla ciddi idrar kaçağı oluşmasına yol açabilir. Bu gibi hastalıkların ciddiye alınması çok önemlidir. Bu tür olaylarla karşılaştığınızda mutlaka doktorunuza başvurmalısınız.

Böbrek Reflü Tedavisi

En fazla kullanılan yöntem işeme ( sistoüretgrafisi ) yapılmasıdır. İdrar kesesinin ilk radyoopak bir sıvıyla doldurulur ve röntgen ışı ile kaçak belirlenir. Fakat bebeklerin röntgen ışığına maruz kalmaması için radyonüklit sistografi yapılır. Daha sonra kamera ile böbrekteki kaçak tespit edilir. Bu yöntemle sınırlı bir bilgi edinme sağlanır. Böbrekteki hasarın tam tespiti için DMSA böbrek sintigrafisi kullanılır. Tespit edilen böbrekteki rüflü onarılması ve iyileştirilmesi sağlanır.

İdrar Yapmama Nedenleri

1) Aşırı kanamalar olduğunda
2) Kalp yetmezliği
3) Yanıklar
4) Dehidratasyon
5) Şok
6) Şiddetli enfeksiyonlar
7) Bebekte pıhtı tıkanıklığının olması
8) Kronik böbrek yetmezliği ve böbrekte taş gibi sorunlar yaşandığı zaman idrar sorunları ortaya çıkabilmektedir.

* Bu sorunların içerisinde en sık yaşanılan olay bebeğin böbreğinde taş bulunmasıdır. Bu taşlar idrar yolunu tıkayarak bebeğin çiş yapmasına engel olurlar. Bununla beraber bebeğe sancı verir ve süreli ağlamasına yol açabilir.

* Bir diğer yaşanılan sorun ise kronik böbrek yetmezliğidir. Bu gibi durumlarda mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekir. Ayrıca doğumdan bir sonraki ilk gün yeterince anne sütüyle beslenemeyen bebeklerde sidik yapmama yada az çiş yapması görülmektedir. Bunun sebebi de bazen bebeklerin emme refleksleri henüz tam gelişmediğinden ememezler. Bazen ise anne sütünün yeterli olmamasından dolayı sıvı alamaz ve az idrar yapma sonuçları ortaya çıkabilir.

Az İdrar Yapma Belirtileri

* Kilo kaybı,
* Karın ağrısı,
* Halsizlik,
Bebeğin alt bölgesinde alerjik sorunların oluşması da az idrar yapma belirtileridir.

İdrar Yolu Hastalıkları:

Bebeklerde idrar yolu hastalıkları sistit, akur piyelonefrit ve kronik olmak üzere 3 aşamada yaşanmaktadır. Bu hastalıkların seyrek yaşanması durumunda çocuklarda mesane hastalıklarından bir tanesidir.

Sistik: Bu rahatsızlık bebeklerde idrara yapma zorluğu çeken ve karında ağrı oluşmasına yol açan bazı çocuklarda kanama olarak ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Hemen doktorunuzu aramanız önerilmektedir.

Piyelonefrit: Genellikle bu rahatsızlık reflüden kaynaklanır. Böbrekte oluşan yüksek ateş, kusma ve karın ağrısı gibi durumlar yaşanmasına neden olur. Akut ve kronik şekli olan bu tür hastalıkların tedavisi hızlı bir şekilde yapılması gerekmektedir.

Bebek idrarı sorunları çok ciddi bir durumdur. Bunun yanı sıra idrar sorunlarından başka bebeğinizde İdrar Kanaması, Bebek Bezinde Kan Görme gibi durumlar yaşanabilmektedir. Bunun için bu konumuzu inceleyiniz. 

Bebek Cildi İle İlgili Kızarık Nedenleri, Kızarık Çeşitleri

0
yeni doğan bebeklerin cildinde neden kızarıklık oluşur

Bebek Cildi hassas, duyarlı ve az yağlı olduğundan kızarıklık oluşması kaçınılmazdır. Buna bağlı olarak sivilce ve buna benzer lekeler ortaya çıkabilir. Bu nedenden dolayı bebek cildi kızarmış ve mikroplara karşı direnci az olduğu kabul edilir. Doğumu geçmiş bebeklerin cildi buruşuk ve haftalarca pul pul dökülebilir. Bu bir sorun değildir. Normal bir durumdur. Bebekleriniz bıyıklı sakallı ve ıslak öpen kişilerden uzak tutulması gerekir.
Çünkü bu durumlarda kolaylıkla enfeksiyon kapmasına ve ciltlerinde kızarık oluşmasına yol açabilir. Kızarıklıklar genellikle ciddi bir sorun oluşturmadığını düşünülebilir fakat bu algı yanlıştır. Bebeğinizde en ufak bir kızarıklık oluştuğunda mutlaka cilt doktorunuza başvurmalısınız.

Kızarıklık Nedenleri:

* Bebeklerin çok fazla kişi tarafından öpülmesi ve dokunulması sonucunda yüzde kızarıklıklar oluşur.
* Islak mendillere karşı bebeklerin alerjisi olduğunda
* Bunun yanı sıra süt alerjisi ve cildi çok fazla ıslak kaldığı zamanlarda
* Ailede egzama olan kişiler varsa ve bebekle temas ederlerse bu nedenle de oluşabilir.
* Bebekler uyuduğu esnada bir tarafa sürekli yan yatıyorsa ağız suyu devamlı akar ve nem oluşturur. Bu da kızarıklığa sebebiyet verebilir.
* Doğum sonrası bebeklerde doğum lekesi oluşabilir. Bu kızarıklıklar geçicidir.
* Bebek sivilcesi de kızarık görüntüsü verebilir. Bu annenin aldığı hormonlar sayesindedir.

Diğer Nedenler;

* Ateşli hastalıklar
* Alerji
* Mantar enfeksiyonu
* Mongol lekesi
* Beşinci hastalık

Kızarık Çeşitleri;

İsilik: Özellikle yaz aylarında aşırı terleme ve sıvı kaybına bağlı olarak meydana çıkar. Vücutta, yüzde, yanakta, tüm ciltte kırmızı lekeler oluşmasına neden olur. İsiliklerin bebeğinizi fazla giydirmeniz sonucunda da meydana gelebilir. Daha sonra kaşıntı şeklinde devam eder. Bunun önlemenin yolu, bebeğinizi sık yıkamak ve serin yerlerde tutmaktır. Ayrıca pamuklu ve bol kıyafetler tercih edilmelidir. Bebeğinizi güneşten korumakta isilik oluşmasını önleyebilirsiniz. Bu arada kalamin losyon da isiliğe iyi gelecektir.

Kurdeşen: Vücudunun her yerinde görülen kırmızı kabartı şeklinde oluşan alerjik bir durumdur. Kurdeşenin en belirgin özelliği ise bebekte nefes darlığı yaratması, baş dönmesi ve dudakların şişmesi gibi durumlar gözlenir. Bunu önlemenin yolu ise antihistaminikler ve kortikosteroidler kullanmalısınız.

Çilek Lekeleri: Bu lekeler doğum esnasında olup tedavi gerektirmeyen cilt altında yer alan damarların büyümesiyle belirginleşen bir durumdur. Bebeğin 1 yaşına girmesi durumunda bu lekeler kaybolur ve kalıcı iz bırakmaz.

Egzama: Genellikle bebeklerde çok görülen bir sulu kızarıklıklardır. Bunun en belirgin durumu ise elde, yüzde ve kolda kızarıklıklar oluşur ve kabuklanma ve dökülme şeklinde görülür. Ev tozu ve besin alerjisi yine bebekte egzamaya yol açar. Bunu önlemek için doktorunuzla görüşebilir vereceği kaşıntı giderici kremler sayesinde egzama önlenir.

Su Çiçeği: Bebekte başta, boyunda, göğüste kırmızı noktalar ve dökülme sonucu ortaya çıkar. aşı ile bu kızarıklıklar önlenebilir.

Bebek Sivilcesi: Doğumdan önce annenin aldığı hormonlarla sayesinde meydana gelir. Bebek sivilcileri 5 – 7 gün içerisinde kendiliğinden geçer. Bazen ise birkaç ay sürebilir. Eğer 3 ay sonra geçmezse mutlaka doktorunuza başvurmalısınız.

Sivilce Geçirmenin En İyi Yolu:

* Bebeğinizi kurutmayan bir süt sabunu ile yıkayabilirsiniz.
* Bebeğin yüzünü yıkayıp kurulayın. Ardından bebeğinizin sivilce olan yeri kaşımamasına özen gösterin.
* Bebek pudrası kullanın. Bu sayede sivilce oluşumunun önüne geçebilirsiniz.

Kızarıklıkların Önlenmesi:

* İlk önce bebeğinize çok özen göstermelisiniz. Kimseyle temas ettirmeyiniz.
* Cilt her zaman nemden uzak tutmanız gerekir.
* Kişilerin ellerini yıkamadan bebeğinize dokunmasına izin vermeyiniz. Siz dahil ellerinizi çok güzel yıkamalı ve hijyenik olmasına özen göstererek bu şekilde bebeğinize dokunma sağlamalısınız.
* Her zaman bebeğinizin cildini temizlemelisiniz. Bunu yaparken de alkolsüz ıslak mendiller, özel cilt losyonları kullanmanız önerilmektedir. Ayrıca bebek şampuanları ile bebeğinizi yıkamalısınız. Bu şekilde kızarık oluşmasını önleyebilirsiniz.

Kızarıklık Tedavisi:

Cilt temizliğine özen gösteriyorsanız ve yinede kızarmış olan yerler  2 – 3 günde geçmiyorsa mutlaka bebeğinizde alerji olup olmadığını öğrenmek için mutlaka bebeğinizin bir cildiyeye görünmesi önerilir. Kızarıklıkların bir çok çeşidi vardır. Dikkate alınması gerekebilir.

Bebek cildi oluşabilecek bir başka sorunda Göz Çapaklanması, Çapaklanma Nedenleri, Çapaklanma Tedavisi konusudur. Bu konuyu incelemenizi istiyoruz. 

Göz Çapaklanması, Çapaklanma Nedenleri, Çapaklanma Tedavisi

0
yeni bebeklerin gözü neden çapaklanır

Göz çapaklanması genellikle göz kanallarının tıkanması sonucunda sıkça oluşan bir sağlık sorunudur. Bebeklerin göz kanalları küçük olduğu için sık tıkanma bu yüzden gerçekleşir. Buda kirpik üstünde çapaklanma oluşturmasına imkan sağlar. Bunun yanı sıra kirpik kökü iltihabı nedeniyle de oluşabilmektedir. Bakteriyel ve viral enfeksiyonları sayesinde de ortaya çıkabilmektedir. Çapaklanma 5 ile 8 ay arasında kendiliğinden geçer. Ayrıca sezaryen ile doğan bebeklerde daha sık karşılaşılır.

Göz Çapaklanması Nasıl Anlaşılır?

Bebeğinizin gözünde sarı tonlarında akıntı oluşuyorsa, gözde kızarıklık varsa, göz kapaklarının şişmesi ve kabarma durumları, uykuda göz kapaklarının birbirine yapışması, kirpiklerde kurumuş iltihap görülmesi, gözün iç taraflarında şişkinlik ve göz sulanması gibi durumlar oluşuyorsa bilin ki göz çapaklanma durumu oluşmuştur.

Çapak Oluşma Nedenleri:

1) Göz Yaşı Kanalının Tıkanması: Bebeklerin bazıları göz yaşı kanalları ile doğarlar. Bazıların da ise bu kanal yoktur. Göz yaşının oluşum safhası aynen şu şekilde gözlemlenir. Doğumdan 2 hafta sonra kaşlarının altında lakrimal bezden salgılardan göz yaşı meydana gelir. akmaya başladığında göz kapaklarının kenarlarından küçük kanalcıklardan geçerek burna doğru akarlar. Bu kanalları örten zarlar kendiliğinden açılmamışsa orada birikmeye başlar. Bunun sonucunda gözlerde sarımsı yada beyaz akıntı görülür. Uyku esnasında bu akıntılar kabuklaşır ve bebeğin gözünün açılmamasına engel olur. Bu sebepten dolayı tıkanma sonucunda gözlerinin sürekli ıslak olması ve gözlerinden devamlı yaş gelmesine neden olur. Bu durumda bebeğiniz huzursuzlaşır ve kaşıntılar başlar.

Tıkalı Göz Yaşı kanalını Açmak İçin;

* Ellerinizi iyice temizledikten sonra işaret parmağınızla göz kapağının birleşimi olan yere koyun ve hafifçe yarım daire şeklinde masaj yapmalısınız. Bu işlemi günde 5 defa uygulayabilirsiniz. Bebek altı atlık olduğunda bu tıkanıklık kendiliğinden açılacaktır. Açılmama durumlarında 1 yaşına kadar doktor tarafından açılması sağlanır.

2) Göz Nezlesi: Bebeklerde sıkça karşılaşılan bir diğer belirti ise göz nezlesidir. Belirtileri gözlerde şişkinlik yapar, kızarıklık ve çapaklanma oluşumuna neden olur. Viral hastalık şeklinde olan bu belirti bulaşıcıdır. Böyle durumlarda doktorunuzla görüşmelisiniz. Doktorunun önerdiği antibiyotik göz damlasını kullanarak gözlerinizi temizleyebilirsiniz. Ancak dikkat edilmesi gereken bir belirtidir. En ufak bir durum gözlendiğinde doktorunuzla iletişim sağlamanız önerilmektedir.

Tedavisi:

Bazı anneler bu durumu gördüğünde direk anne sütünü çapağın olduğu yere doğru akıtmaya başlarlar. Bu durum bebeğinize zarar verebilir. Çünkü bebeğiniz çapak durumunda bir enfeksiyon kapmışsa anne sütü ile orayı temizlemek daha kötü durumlara yol açabilir. Bunu dikkate alarak ona göre davranmanız uygun olacaktır. En iyisi bu gibi durumlarda doktorunuzu arayarak onun verdiği bilgiler doğrultusunda bebeğinizle ilgilenebilirsiniz. Ayrıca bebekte göz kapağı şişmişse, göz ağrısı varsa, ateşi varsa mutlaka doktorunuzla iletişime geçmeyi öneriyoruz.

Göz çapaklanması sorunlarının dışında bebelk cildinde kızarıklık oluşmasına da neden olabilmektedir. Bebek Cildi İle İlgili Kızarık Nedenleri, Kızarık Çeşitleri konusuna bir göz atmanız önerilmektedir.

Bebek Odası Hazırlanması, Bebek Salonu Karyola Seçimi

0
yeni doğan bebek odası nasıl olmalı

Bebek odası ebeveynler için çok zevkli bir süreçtir. Çünkü bebekler ilk doğdu andan itibaren onlara güzel sağlıklı ve güvenilir bir salonda büyütmek ve yetiştirmek her anne babanın hayalleri arasındadır. Bu yüzden bebek salonu hazırlarken dikkat etmemiz gereken hususlar şöyle sıralanmaktadır.

* İlk öncelikle Bebeğe uygun bir salon ve yatak hazırlanması iyi olacaktır. Hazırladığımız yatak geceleri emzirme açısından kolaylık sağlamalı ve bir kaç aylığına anne baba odasında olabilir.Ancak bir süre sonra bebeğin ayır bir odası olması çok uygun olacaktır.

* Bebek odası güneş alan bir yerde olmalı ve mümkünse ayarlanabilir ışık sağlanmalıdır. Gece uyuması geldiğinde ışığı kısabilme durumunuz olur.

* Bebek odasının yer döşemesi kolay silinmesi açısından laminant, parke tercih edilmelidir.

* Odanın içerisine toz yapabilecek halı, kilim ve yolluk koymamak gerekir.

* Bebek mobilyası doğal olmalıdır. O nedenle ağaç ve ahşaptan yapılan mobilyaları tercih etmek gerekir. Çünkü ahşap mobilya hava sirkülasyonunu iyi sağlar ve ortamın havasını temizleye yardımcı olur. Ayrıca mobilyanın sivri ve keskin kenarların olmamasına özen göstermelisiniz.

* Bebek salonu güvenilir olmalı ve hiç yerde priz ve kablolar bulundurulmamalı hatta kabloları gizleyebilirsiniz.

* Bebek salonu en ideal rengi pastel tonlarıdır. Mavi ve yeşil tonlar bebeğinizi sakinleştiren renklerdir.

* Gün içerisinde bebekle göz teması kurmak göz göze gelmek onu kucaklamak zaman zaman bebeği kendi haline bırakmak duygusal gelişimi ve sinir sisteminin uyarılması açısından çok önemli bir hale gelmektedir.

* Bebeğin odasına çok oyuncak dondurmayın. Gelişim döneminde yeteri sayıda oyuncağı olması daha uygun olmaktadır.

* Ev ortamının sıcaklığı uygun düzeyde olması sağlanmalıdır. ( 22-25c civarı ) Işık ve seslerin çok fazla olmamasına dikkat edilmelidir.

* Ani bebek ölümü gerçekleşmemesi açısından yatağın baş tarafına 20-30 derece yukarı olması ve sırt üstü uyumasına dikkat etmeliyiz.

* Evi havalandırmayı ve temiz tutmayı unutmamalıyız.

Bebek Karyolası Seçerken;

*  Karyola yuvarlık olmalı ve keskin olmamasına özen göstermelisiniz.

* Bebeğinizin parmakları ve kafasını sıkıştırmaması için 2,5 cm az ve 6 cm fazla parmaklıklar olmaması gerekir.

* Bebeğinizin diş çıkarma dönemleri geldiği zamanlarda karyolayı dişlemesi yaşanabilir. Bu durumda boyalar su bazlı olmasına dikkat etmeniz gerekir.

* Karyolanın içine pamuklu çarşaflar serebilirsiniz.

* Karyolanın üzerine asla dönence asmayınız. Çünkü bebeğiniz onu düşürür ve boynuna dolayabilir.

Bebeğinize iyi bir oda hazırladığınız zaman huzurlu bir şekilde uyuyacaktır. Bebeğin odasında oyuncaklarında olması bebeğe huzur ve mutluluk vermektedir. Bu yüzden oyuncak seçimi önemlidir. Yeni Doğan Bebekler İçin Oyuncak Seçimi Nasıl Olmalı? konusunda bir göz atmanızı tavsiye ediyoruz.

İdrar Kanaması, Bebek Bezinde Kan Görme

0
yeni doğan bebek idrarında kan görülmesi

İdrar kanaması sıkça kontrol edilmelidir. Çünkü bebeğinizin altını değiştirirken bezinde pembe veya turuncu lekelerle karşılaşabilirsiniz. Bu lekeleri anneler genellikle ” bebeğin bezinden kan geliyor” diye endişeye kapılabilirler. Bu lekeler bir çok nedenden dolayı oluşmaktadır. Ancak genellikle bebek bezinden kaynaklandığı düşünülür. Bu yüzden anneler kullandıkları bez markasını değiştirmeyi düşünüp tekrar emin olmak isterler. Fakat bebek bezinde kan görülmesi başka durumlarda yol açar. Bunların başında idrar yolu enfeksiyonu gelir. Sidik yollarının yapısal bozuklukları, böbrekte kist ve hacet yollarının zarar görmesi durumunda kan görülmektedir. Bu durum böbrek ağrılarına ve ağrılı idrar yapmaya yol açmaktadır. Bu yüzden net bir tanı konması için doktorunuzla görüşmelisiniz. ( MR, Ultrason, Tomografi ve Biyopsi yaptırmalısınız. )
Ayrıca başka nedenlerden dolayıda kan görülme yaşanabilir. Aşağıda nedenleri sıralanmıştır.

Kan Görülme Nedenleri:

* Anne sütüyle yeteri kadar beslenmemesi durumunda oluşan kan görülmeleri yaşanabilir. Yeterince anne sütüyle beslenmeyen bebeklerin idrar renginde koyulaşma görülür. Bu durumda bebek bezinde kan gelme ihtimali oluşabilir.

* Hazır bezlerin yapısı ile de kan lekeleri oluşabilir. Sidik içerisinde bulunan kristaller veya tortular bezden süzülür ve hava ile temas etmesi sonucunda oksitlenme olayı yaşanır. yaşanan bu oksitlenme sonucunda pembe ve kırmızı tonlarda lekeler oluşmasına neden olur. Bezde oluşan kırmızı lekeler ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bunu gördüğünüz zaman mutlaka doktorunuzla temasa geçmelisiniz.

* Hormonlardan kaynaklanabilmektedir. Doğum esnasında bebeğin yuttuğu kan yüzünden de az miktarda kan gelme durumu oluşabilir.
Bunun yanı sıra başka sorunlara da davetiye çıkartabilir. Bunların başlıcaları;

* Mineral Bozukluklar
* Böbrekte enfeksiyon
* İdrar kesesi enfeksiyonu
* Kum dökme
* Böbrek iltihabı
* Ateş
* Karın ağrısı
* Vasküler anomiller
* Bazen idrarın nedeni bulunmadığı durumlarda bazı ilaçların ve pancar gibi sebzelerin, idrar rengini değiştirerek hematüriye yol açarlar.

Tedavisi Nasıl Yapılır?

Anneler bebek bezinde kan gördüğü zamanlarda kanlı bezi saklamalı ve çocuk üroloji doktoruna başvurmalıdır. Doktor ultrason muayenesini yapar, idrar tahlili sonucunu inceler. Oluşabilecek enfeksiyonlara karşı antibiyotik tedavisi uygular. Çocukta kan görülmesinin nedeni böbreklerdeki taş ise; bu taşın kırılması yada çıkarılması gerekir. Önemli bir hastalık tespit edilmişse biyopsi sonucuna göre tedaviye karar verilmektedir.

İdrar kanaması sorunundan başka bebeklerde sıkça karşılaşılan Yenidoğan Bebek İdrarı Sorunları Ve Belirtileri Nedir konusuna bir göz atmanızı öneririz.